Dün, Gülistan Restorantta çay içerken yine konuştuk.
Tarla ile manavda ki fiyatlar neden böyle diye.
Çiftçi üretiyor kazanmıyor, aracıların ortasında da oyuncak olmuş durumda.
İstediği fiyata alıyor çiftçinin ürettiğini aracılar.
Sabahta okurken rastladım, Hal Mafyası müsaade etmiyor diye.
Türkiye’nin tarım sektöründe yıllardır çözülemeyen bir yara var: Hal sistemi.
Çiftçi tarlasında alın teriyle ürettiği mahsulü yok pahasına satarken, tüketici pazarda, markette el yakan fiyatlarla karşılaşıyor.
Peki, bu uçurumun kazananı kim? Aracılar.
Elini soğuk sudan sıcak suya değdirmeyen, ama zincirin her halkasında kârı toplayan bir rant düzeni.
Hal Yasası, bu çarpık sistemi düzeltmek için yıllardır konuşuluyor.
Ama ne hikmetse, her seferinde tozlu raflarda kalıyor.
Neden?
Çünkü bu düzen, birilerinin işine yarıyor. “Hal mafyası” diye anılan bu yapı, toptancı hallerinde, pazar yerlerinde ve lojistik zincirinde kontrolü elinde tutuyor.
Çiftçinin malını ucuza kapatıp tüketiciye fahiş fiyatlarla satan bu sistem, adeta bir mafya ekonomi yoluşturmuş durumda.
Kim bunlar?
İsim isim bilmek zor, ama ipuçları açık. Güçlü lobiler, yerel otoritelerle iç içe geçmiş çıkar grupları ve bu düzenden beslenen bir ağ.
Peki, bu “hal”i nasıl hallederiz?
Çözüm, bu rant ağını deşifre etmekten geçiyor.
Rüşvet çarkları, kayıt dışı işlemler ve piyasayı manipüle eden güç odakları gün yüzüne çıkarılmadan bu mesele çözülmez.
Devletin kararlı bir irade göstermesi, şeffaf bir denetim mekanizması kurması şart.
Ama daha önemlisi, çiftçinin bu meselede uyanık olması lazım.
Çiftçi kooperatifleri desteklenmeli, aracı sayısı azaltılmalı, üretici-tüketici doğrudan buluşmalı.
Zincir marketlerin ve hallerin fiyat politikaları mercek altına alınmalı.
Bu sadece tarımın değil, her sektörün sorunu.
Kültürsüz, medeniyetsiz, sadece kâr odaklı bir ticaret anlayışı, tarlada üretimin önünü tıkıyor.
Rant mafyaları, her alanda karşımıza çıkıyor.
Çözüm var da yok.
Çünkü çiftçi aracılara kurban edilmiş durumda.
Yoksa devletten kimse güçlü değil.
Çiftçinin alın teri, bizi cüzdanımızla birlikte soyuluyor.
Hal yasası çıkartılıp, devletin demir yumruğu inmedikçe, çiftçi kaybeder, tüketici soyulur.
Bu iş TBMM'sinde çözülür.
Vesselam