Bilindiği üzere, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 48. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan teminatsız tecil tutarı, 9 Temmuz 2025 tarihli ve 32951 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan, 8 Temmuz 2025 tarihli ve 10040 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 250.000 TL olarak belirlenmiştir.
Teminat aranmaksızın yapılabilecek tecile ilişkin yasal dayanak, 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Anılan maddede:
“Amme borcunun vadesinde ödenmesi veya haczin tatbiki ya da haczolunmuş malların paraya çevrilmesi, amme borçlusunu çok zor duruma düşürecekse, borçlu tarafından yazılı olarak istenmiş ve teminat gösterilmiş olmak kaydıyla, alacaklı amme idaresince veya yetkili kılacağı makamlarca; amme alacağı 36 ayı geçmemek üzere ve faiz alınmak suretiyle tecil olunabilir.”
denilmektedir. Maddenin devamında ise:
“Şu kadar ki, amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı elli bin Yeni Türk Lirasını (9/7/2025 tarihli ve 10040 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 250 bin Türk Lirası) aşmadığı takdirde, teminat şartı aranmaz. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı, aşan kısmın yarısıdır.”
hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu Cumhurbaşkanı Kararı ile daha önce 50.000 TL olarak uygulanan tutar, 5 kat artırılarak 250.000 TL’ye çıkarılmış ve 9 Temmuz 2025 itibarıyla yürürlüğe girmiştir. Geç de olsa borçlular lehine yapılan bu düzenleme, yerinde ve günümüz ekonomik şartlarına uygundur. Zira günümüzde, basit bir işletme için dahi 50.000 TL’lik teminatsız tecil limiti yetersiz kalmaktadır. Bu bağlamda, borcunu ödemek isteyen ancak teminat bulmakta zorlanan borçlu mükellefler için adeta bir “can simidi” olmuştur.
Aynı zamanda bu düzenlemenin tahsilatlara da olumlu katkı sağlayacağı açıktır. Ancak, tecil başvuruları sırasında mükelleflerden talep edilen finansal verilere göre hesaplanan "likidite oranı" uygulamasından vazgeçilmesi de gereklidir.
Zira uygulamada, likidite oranı 1'in üzerinde olan işletmelerin/gerçek kişilerin tecil talepleri mevzuat gereği reddedilmekte; bu durum hem tahsilatı olumsuz etkilemekte hem de borçlu mükellefleri zor durumda bırakmaktadır. Halbuki, Kanun’un ruhuna uygun olarak, tecilin amacı borçlunun zor duruma düşmesini engellemektir. Kanun metninde bu konuda kesin bir sınır çizilmemiş, idareye takdir yetkisi tanınmıştır.
Her ne kadar idare açısından likidite oranının tespiti ve değerlendirilmesi teknik olarak makul bir yöntem olsa da, bu takdir hakkının borçlu lehine kullanılması, amme alacağının sürüncemede kalmaması ve Hazine’ye zamanında intikali açısından daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Bununla birlikte, likidite oranına dayalı uygulamadan vazgeçilirken, kötü niyetli mükelleflerin tecil uygulamasını suistimal etmemesi için de önlem alınması gerektiği unutulmamalıdır. Örneğin, 6183 sayılı Kanun’un 48/A maddesinde olduğu gibi, belirli sayıda ihlal halinde tecil talebinin reddedileceğine dair hükümlere yer verilmesi yerinde olacaktır.
Diğer önemli bir husus da, tecil faiz oranının yüksekliğidir. 6183 sayılı Kanun’un 51. maddesine göre gecikme zammı oranı aylık %4,5; yıllık bazda %54’tür. Tecil faiz oranı ise yıllık %48 olarak uygulanmaktadır. Bu oran, ilk bakışta borçlu lehine gibi görünse de; tecil sırasında borcun aslı ve ferileri tek kalem haline getirilerek bu toplam tutar üzerinden faiz hesaplanmakta, bu da tecilin avantajını ortadan kaldırmaktadır.
Bu nedenle, tecil faiz oranının düşürülmesi ve böylece uygulamanın cazip hale getirilmesi de ciddi olarak değerlendirilmelidir.
Tecil edilen amme alacakları için yeni bir vade doğduğundan, borçlunun bu yeni vadede ödeme yapması halinde, cebrî tahsilat süreci işletilmeyecek; böylece haciz, bloke, satış gibi zorlayıcı işlemlere maruz kalmayacaktır.
Tüm bu avantajlarıyla birlikte, tecil düzenlemesi, borçlu mükelleflerin hem kendilerini hem de işletmelerini riskten uzak tutmaları açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle borçluların bu kolaylıktan yararlanmaları, kendi menfaatlerine olacaktır.
Bizden söylemesi...
Geç de Olsa Tecil, Borçlulara Sağlanan Önemli Bir Kolaylıktır
Ömer Yılmaz
Yorumlar