Yaradan, yaşamın kanununu açıkça koymuştur: “Her nefis ölümü mutlaka tadacaktır. Sonra da bizim huzurumuza döndürüleceksiniz.”
Yazımızın başlığı sizlere ilginç gelebilir ama, Tokat’ta hayatın gerçeğini görmek için bu böyle!
Tokat’ta yaşamak ve ayakta kalmak isterseniz, “sağ gösterip sol vuracaksanız” ayakta kalma ve yaşama şansına sahip olursunuz!
Tokat’ta yaşamanın ve özellikle ayakta kalmanın en önemli şartlarından birisi tek çizgide yaşamamaktır.
Tokat’ta yaşarken tek çizgi üzerinde yaşamak istersen, sürekli şarampole düşürülmeyi göze alacaksın!
Tokat, ülkemiz şehirleri içinde çok kıymetli bir şehirdir. Cenabı Allah’ın dört mevsimin yaşanmasına imkân verdiği bu şehirde doğanın bütün nimetlerini size sunarken, insan yapısı buna müsaade etmiyor!
Önceki yıllarda güzel Tokat’ımıza haftanın belli günleri gelir, işlerimizi yapar, ziyaretleri tamamlar ve sonra tarihin başkenti Niksar’a döner, yaşamaya devam ederdik.
Son aylarda günümüzün çoğunluğunu Tokat’ta yaşayarak devam ediyoruz.
Tokat, Cenabı Allah’ın verdiği güzel nimetlerin buluştuğu, oluştuğu özel bir il olmasına rağmen ne yazık ki insan yapısında ciddi kırılmalar var.
Tokat’ta yaşarken ayakta kalmak istiyorsanız çok esnek yapıya sahip olacaksınız; düz çizgide, tek kutuplu düşünce içinde olursanız, üst seviyede hayat hakkını elde edemezsiniz!
Yazılarımızı hep halk dili ile yazarız, halk dili ile konuşuruz; pek çok defa atasözlerini kendimize rehber ediniriz. Bu da tarihten ders almanın ve geçmişte yaşanan olaylardan ders çıkarmanın önemini ortaya koyar.
İsterseniz bu sözlerimizin doğruluğunu görmek ve yeniden silkelenmek için etrafınıza bakınız; mutlaka bu sözlerin hayatın gerçeği olduğunu ortaya koyacaktır.
Tokat’ta yaşamak ve ayakta kalmak ve hatta önemli noktalara gelmek için esnek olmalısınız; bu esneklik hayatınızın bir parçası olmalıdır!
Aslında bu sözler hayatın tam içinde var olan ve ne kadar esnek olursanız makamları kapmanız, ekonomik imkânlara sahip olmanız o kadar da mümkün olacaktır.
Bizler Tokat’ta, tarihin başkenti Niksar’da yaşadığımız için Tokat özelinde yazmış oluyoruz. Başka şehirlerde yaşamış olsak belki de o şehirde yaşamanın özel taraflarını ortaya koymaya çalışacağız.
Siz mükemmel insan olabilirsiniz, ideal insan olabilirsiniz, vatan ve millet için can vermekten kaçınmayacak insan olabilirsiniz ama etrafınızdaki müritleriniz sizi havaya sokamaz ise, sizi toplum içinde uçuracak noktada değilse, üst seviyede yaşama şansınız olamaz.
Hani derler ya; “Şeyh kendisini uçuramaz ama şeyhi müridleri uçurur” denir!
Siz âlem-i cihan olsanız, sizi savunacak, yaptığınız ve yapacağınız hizmetler ne kadar kıymetli olursa olsun, etrafınızdaki birkaç insan yapılan ve yapılacak olan çalışmaları üst seviyede halka sunamaz ise, siz ne kadar idealist olursanız olun, uzun süreli ayakta kalma şansınız olmayacaktır.
Yani şeyh kendisini uçuramaz ama müridleri güçlü olursa, şovmen yapılı olursa müridlerin sayesinde hem uçarsınız hem de önemli noktalara gelirsiniz.
Hayatın gerçekleri içinde; “Al gülüm, ver gülüm” vardır, bilirsiniz. İşte o günleri yaşamanın sıkıntısını yaşarken, yaşamak için bazen esnemeyi bilmeyi öğrenmek gerekiyor!
Yaşarken bakıyoruz!
Ekonomik güce sahip olmak isterseniz esnek olacaksınız.
Güçlü bir yapıya sahip olmak isterseniz esnek olacaksınız.
Siz söz söylemiş olabiliriz; bizler gibi kendinizi bağlayıcı not, haber, yazı yazmadıysanız, söylediğiniz sözlerin esnekliğini dikkate alarak; “Yo, o sözü ben söylemedim, yanlış anlaşılma var” deyip işin içinden sıyrılmak mümkün olacaktır!
Yani ananızın adı Döndü olmasa bile; “Anamın adı Döndü, ben de döndüm” diye mırıldanarak sıkıntılı süreçten kurtulmanız mümkün olacaktır!
Etrafımıza bakıyoruz; siyasetçi, bürokrat, iş insanı vs. her ne ise, çok güçlü, çok değerli, çok kıymetli insanların varlığını görürken; güçlü ve sözünün eri insanlar dışında esnek, çok takla atan, kendisine imkân yaratmak için takla üstüne takla atanların sayısının çokluğunu görüyoruz.
Bazı insanlar öyle esnek ki! Yalan söylerken bile gerçekten daha gerçekçi konuşuyor, yüzleri hiç mi hiç kızarmıyor!
Bazı insanlar cemaatlerde hayatlarını sürdüren insanlara kızıyor, “Bu memleket şeyhler ve cemaatlerle yürütülemez” derken bir noktayı hedef gösterirken yaptıkları yanlışı; aslında resmen gözüken şeyhler ve cemaatleri hedef alırken, kendilerinin de resmiyet dışında şeyh ve cemaatin tam göbeğinde yaşadığını hatırlamıyor!
Evet; bu ülkede şeyhler ve cemaatler vardır, bunlar hayatın gerçeğidir. Ancak bilinen cemaatlerin dışında kendi etrafında isimsiz olarak oluşan cemaatçilikleri düşünmek istemiyor!
Evet sevgili dostlar, arkadaşlar, kıymetli kardeşlerimiz; Tokat’ta yaşamak, önemli noktalara gelmek istiyorsanız, sağ gösterip sol vurmayı becerebiliyorsanız şanslı adamsınız demektir.
Hele bir de etrafınızda sizi uçuracak mürid sayınız birden fazla ise, işte o zaman keyfinize diyecek yoktur.
Sakın ha; “Düz çizgiler üzerinde, vatan ve millet sevdalısıyım” diyerek yaşamayın.
Yaşarsınız, etliye sütlüye pek dokunmaz iseniz, size kimse müdahale etmez Cenabı Allah’ın verdiği nimetlerle sıradan hayat yaşarsınız. Ama bir üst seviyede yaşamak, koltuğa oturmak isterseniz, işte o zaman sağ gösterip sol vurmayı meslek edineceksiniz ve sizi uçuracak müridlere sahip olmalısınız!
Biraz fazla söz olsa da insanların bildiği, ancak dokunmaktan kaçındığı hayatın gerçeğini de ortaya koymak gerekirmiş!
Günün Sözü; Yaradan, yaşamın kanununu açıkça koymuştur: “Her nefis ölümü mutlaka tadacaktır. Sonra da bizim huzurumuza döndürüleceksiniz.” Der.