Bir tık.

Bir montaj.

Bir kırpılmış cümle.

Ve bir itibar daha çöpe atılıyor.

İnsan yetiştirmek zor…

Harcamak bizde moda.

Tokat’ın geleceğine, kalkınmasına, işsizliğine dair tek satır yazmazlar.


Tokat onlar için önemli değil;
sadece kendi çıkarları için Tokat’ı kullanmayı çok iyi biliyorlar.

Kimse iyi değil…
Ama bu hırsızlar mükemmel(!)

Linç artık mahkeme beklemiyor.

Savcı yok,
hakim yok,
delil yok…

Ama infaz var.

Sosyal medya, en ucuz adice hesaplaşma adresi haline geldi.

Namussuz namus dersi veriyor.

Hırsız “en güvenilir kaynak” diye paylaşılıyor.

Hayatta tutunamayan, yüzünü sokağa çıkaramayan tipler, burada racon kesiyor,
sosyal medyada ahlak satıyor.

Tokat’ta diz çöktürmenin, itibar suikastinin adı: Sosyal medya.

Bitmiyor.
Tükenmiyor.

Biri yok oluyor, “oh be” diyorsun…

Hop, yenisi geliyor bu itibarsız veletlerin.

Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu ve belediye yönetimi hakkında yazılanların çoğu ne biliyor musun?

Dün kapıyı aşındıranlar…


Bugün kapıları yüzlerine kapanınca klavyeye sarılanlar.

Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olup makam görünce firavunlaşanlar da aynı hikâye:
Yetki gelince tanrı,
yetki gidince mağdur.

Ciğer rüyası görüp uyanınca ciğere söven nankörlük bu.

Masum değiller.

Saf hiç değiller.

Bunlar bilinçli, planlı, adi ve ahlaksız.

“Her Firavun’un bir Musa’sı vardır” derler…


Ama bugün çıkarlarını firavunlaştıranlar,
Musa kostümüyle dolaşıyor.

Sorun şu:
1400 yıl önce inen âyet bugünü de anlatıyor:

“Ey iman edenler! Fâsık biri size bir haber getirirse, araştırın…”
(Hucurât, 49/6)

Bugünün fâsığı kim?

- Anonim hesap
- Ajandalı profil
- Provokatör sayfa
- Yalana aç trol

Âyet ne diyor?

Hemen inanma.

Hemen paylaşma.

Araştır.

Teyit et.

Şüphe varsa… sus.

Paylaşmak farz değil.

Susmak bazen ibadet.

Bugün sosyal medyada en büyük cihad:
Klavyeye basmamak.

Çünkü bir tık ötesinde fitne var.

Yazının devamı gelecek.

Vesselam.