Tokat Organize Sanayi Bölgesi’nde yaklaşık 2500 kişinin çalıştığı kot fabrikasının kapanma ihtimali, şehrimin üzerine kara bir bulut gibi çökmüş durumda.

Bir yıl boyunca yapılan uyarılar, çalınan tehlike çanları ne yazık ki yeterince ciddiye alınmadı.

Şimdi, “Sena Tekstil vakası” gibi bir felaketin eşiğindeyiz.

Peki, bu fabrika kapanırsa ne olur?

Tokat’ı ve Tokatlıyı neler bekliyor?

Tokat Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bu fabrika, yaklaşık 2500 kişiye istihdam sağlıyor. Bu işçilerin çoğu asgari ücretle geçimini sağlıyor, ailelerini bu gelirle ayakta tutuyor.

Fabrikanın kapanması, bir anda binlerce insanın işsiz kalması anlamına geliyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2024 verilerine göre, Tokat’ta işsizlik oranı zaten %8’in üzerinde seyrediyor. 2500 yeni işsizin eklenmesi, bu oranı patlatır ve şehirde ekonomik bir çöküşü tetikler.

İşçiler, “Nerede çalışacağız?” sorusuna yanıt ararken, alternatif iş imkanlarının sınırlı olduğu bir şehirde bu sorunun cevabı maalesef yok.


Fabrikanın kapanması sadece işçileri değil, Tokat’ın tüm ekonomisini sarsar. Esnaf, nakliye sektörü, yemekhaneler, hatta küçük bakkallar bile bu zincirin birer halkası.

Çalışanların gelir kaybı, piyasada harcamaların azalması anlamına gelir.

Tokat Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin 2023 raporuna göre, şehirdeki küçük işletmelerin %60’ı sanayi bölgelerindeki işçi hareketliliğine bağımlı.

Fabrikanın kapanması, bu işletmeler için de bir darbe. Üstelik, fabrikanın tedarik zincirinde yer alan firmalar da bu krizden nasibini alacak.


“Sena Tekstil vakası” bizim için hâlâ taze bir yara. Yıllar önce kapanmasına rağmen taze. Bu fabrika, yüzlerce işçiyi işsiz bırakmış, şehirde uzun süreli ekonomik ve sosyal sorunlara yol açmıştı.

Bugün, aynı senaryonun tekrarlanması, Tokat’ın sırtına kaldırabileceğinden daha ağır bir yük bindirir.

İşsizlik, yoksulluk, göç ve sosyal huzursuzluk gibi sorunlar kapıda.

Aileler borç batağına sürüklenebilir, gençler umutsuzluğa kapılır, şehirde suç oranları bile artar.

Bunlar, sadece varsayım değil; geçmişteki benzer kapanışların bize öğrettiği acı gerçekler.

Tokat’ı yönetenler, bu krizi görmezden gelme lüksüne sahip değil.

Organize Sanayi Bölgesi’ndeki bu fabrikanın kapanmasını önlemek için derhal harekete geçilmeli.

Fabrikanın ayakta kalması için vergi indirimleri, enerji sübvansiyonları veya düşük faizli krediler gibi teşvikler sağlanabilir. Hükümetin KOSGEB ve Sanayi Bakanlığı aracılığıyla sunduğu destek paketleri, bu tür krizlerde hayat kurtarıcı olabilir.

Kapanış kaçınılmazsa, işçiler için acil bir istihdam planı hazırlanmalı. Yeni sanayi yatırımları çekilmeli, meslek edindirme kursları düzenlenmeli ve işçilerin başka sektörlere geçişi kolaylaştırılmalı.

Tokat’taki iş insanları, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimler bir araya gelerek bir kriz masası oluşturmalı. Fabrikanın devri veya yeniden yapılandırılması için yatırımcı ile görüşmeler yapılabilir.

Şehrin seçilmiş yöneticileri, sivil toplumu tüm işlerini bir kenara bırakıp bu krize odaklansq bu iş çözüme kavuşabilir.

Bir araya gelirler mi sizce!

Bunları kim yapacak diyorsunuz.
Benim, yapamayacağımı soyleyim.

Düğüncü tayfasıda yapamaz.

Eee sivil toplum kuruluşları zaten çöp olmuş hiç bir şey yapmazlar, umurlarında bile olmaz.

Bir yıl boyunca bu fabrikanın kapanma riskine dikkat çektim, ancak sesimiz yeterince duyan olmadı ki artık sona yaklaştık.

Üzgünüm arkadaşlar, ben çözüm önerileri sunsamda başınızın çaresine bakmak zorundasınız.

İşsizlik sizi bekliyor.

Göç sizi bekliyor.

Gerçekten üzgünüm.

Sizin halinizden anlayacak kimsemiz yok.

Olmayacakta.

Sizi umutlandırmak isterdim ama, acı gerçeklerle karşı karşıyayız.

Allah yardımcınız olsun.

İnşallah en kötü senaryo benim yazdığım gibi olur.

Siz çalışır evinizin ekmeğini çıkarırsınız.

İnşallah.

Vesselam