Öyle ya mademki birileri, Türk Gençliğine bir takma ad koyuyor, bizde Türk Gençlerine önemli bir hususu ortaya koymak istiyoruz.
ÇANAKKALE MUTLAKA ZİYARET EDİLMELİDİR.
Son aylarda sıkça konuşulmaya başlanan Z Kuşağı gençlerinin var oluşu veya var olmasını isteyenlere karşı, ÇANAKKALE Gençliğinin mutlaka hayat bulması gerekir!
Yıllar önce şu duygularımızı yazarak duygularımızı herkesle paylaşmışız.
Evet; Z Kuşağı ismi ile Türk Gençlerinin Milli ve Manevi değerlerden uzak kalması istenen Z Kuşağına alternatif olarak Çanakkale gençlerinin yetişmesi gerekir.
Alper kardeşimiz lise son sınıfta kendisine sordum; Alperen Z Kuşağı denince ne anlıyorsun?; “Cemalettin amca Z kuşağı Milenyum gençliği olarak anlıyorum, dünü bilmeyen, yokluğu hatırlamayan, açık söylemek gerekirse Recep Tayyip Erdoğan’a karşı bir gençlik” dedi hatta biraz daha ileri boyutta sözler söyledi, “yokluğu bilmeyen, sırtında kırk yıl taşıyıp bir gün bıraktıktan sonra seni sırtından hançerleyecek düşüncede olan anarşik düşünceleri savunan!” dedi.
Yıllar önce kaleme aldığımız bu düşüncelerimizi halen muhafaza etmenin mutluluğunu yaşıyoruz.
Demek oluyor ki daha çok yol almamız gerekiyor, her geçen gün gençlik elden çıkıyor ve buna mani olacak bir formül gerekiyor.
Şu Z kuşağına fazla takılıp kaldık.
Bu Z kuşağı sözlerinden ne zaman ve nasıl kurtuluruz?, bilemiyorum ama, bizlerde bir felaket yaşanmadan bir şeylerin mücadelesini yapmak istiyoruz.
Yeni nesil gençliğe sanırım Z kuşağı denmeye başladı.
Z kuşağı hakkında köşe yazarımız Doğa Eğer kızımız kendi duygu ve düşüncelerini bizlerle paylaşacak sanırım, ilk işareti yeni başladığı köşe yazısında vermiş idi.
Bakalım Doğa kızımız Z kuşağını nasıl dile getirecek, kendi duygu ve düşüncelerini nasıl kaleme alacak açıkçası bende merak ediyorum.
Bana sorarsanız Z kuşağı diye bir düşüncesi kabul etmiyorum.
Z kuşağı düşüncesini kabul etmemek, bir nesli kabul etmemek tabi ki olamaz.
Yazımızın başlığını koyduk. “Z KUŞAĞIMI?, EY TÜRK GENÇLİĞİMİ?”
Öyle ya mademki birileri, Türk Gençliğine bir takma ad koyuyor, bizde Türk Gençlerine önemli bir hususu ortaya koymak istiyoruz.
Sanırım bizler Z Kuşağını anlamaya çalışırken, sevgili Doğa kardeşimiz köşe yazısında Z kuşağını anlatmaya çalışmış.
Sevgili kızımız ve güçlü kalem Doğa Ekerden kısa notlar;
Merhaba sevgili okuyucularım…
5 yıllık bir aradan sonra yine birlikteyiz.
Yazılarımı okuduğunuz yıllarda 14 -15 yaşında araştırmacı bir gençtim.
Bugün “Z” kuşağının büyük çoğunluğunu teşkil eden –alfa- üyeleriyle aynı fikirleri, aynı özelikleri taşıyan aktif bir “Z” kuşağı bireyi olarak karşınızdayım.
İnsanları hayata bağlayan en önemli olgu güzel anılarıdır.
Küçük yaşlarda başladığım Türkiye gezilerimde; tanıştığım, buluştuğum, misafiri olduğum ve sosyal medya aracılığında tanıdığım sizleri ailem olarak, sizler beni ailenizden biri olarak kabullendiniz…
İyiki varsınız…” diyor.
Şu Z kuşağına fazla takılıp kaldık.
Bu Z kuşağı sözlerinden ne zaman ve nasıl kurtuluruz?, bilemiyorum ama, bizlerde bir felaket yaşanmadan bir şeylerin mücadelesini yapmak istiyoruz.
18 Mart günü Tokat Kültür merkezinde güzel bir etkinlik gerçekleşti.
18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 111’inci yıl dönümü nedeniyle Tokat Şehitliği'nde düzenlenen anma töreninin ardından 26 Haziran Atatürk Kültür Merkezi'nde günün anlamını belirten bir program yapıldı.
Gerçekleşen program okul öğrencilerin gösterileri ile mükemmel hale geldiğini yaşadık.
Bir taraftan Z kuşağını konuşurken Çanakkale ruhunu yaşayarak canlandıran gençlerimizi görünce umutlarımız yeşeriyor.
Z kuşağını halen kimler için söylendiğini anlamış değiliz, anladığımız şudur, yeni gençlik Elektronik ürünlere olan yakınlığı, yeni teknolojiyi, özellikle “akıllı telefonları” çok kullandıkları için sanırım birisi kuyuya taş attı şimdi kuyudan 40 akıllının çıkartmasını bekliyor!.
40 akıllı arasında bizlerin olmadığını ifade etmek isterim, ama kimler burada yer aldı veya alacak onu zaman içinde göreceğiz.
Bizim gençliğimiz, vatan ve millet aşkı ile büyüyen ve vatan ve millet uğruna gözünü kırpmadan kara toprağa düşmeyi bilendir. Bu sözlerimizi ifade ederken sakın yanlış anlaşılmasın Z kuşağını peşinen dışlama şansımız yoktur, zaten olamaz.
Çünkü; Z kuşağını henüz tanımış değiliz!.
Bizim Gençliğimiz şudur;
Ey Türk Gençliği!
Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır.” Sözleri günümüzde çok önemlidir.
Bu sözlere, bu düşünceye itiraz eden var mı?
Bizler böyle bir gençliğin yetişmesini istiyoruz.
Ve gelişen dünyayı bilen, tanıyan, her teknolojiyi öğrenen ve ileri teknolojileri yakalayıp en güzel teknolojileri Türk Milletinin hizmetine sunan bir gençlik istiyoruz.
Z kuşağı nedir?, diye beraber çalıştığımız genç kardeşlerimize sorduk, çok ilginç cevap verdi!.
Alper kardeşimiz lise son sınıfta kendisine sordum; Alperen Z Kuşağı denince ne anlıyorsun?; “Cemalettin amca Z kuşağı Milenyum gençliği olarak anlıyorum, dünü bilmeyen, yokluğu hatırlamayan, açık söylemek gerekirse Recep Tayyip Erdoğan’a karşı bir gençlik” dedi hatta biraz daha ileri boyutta sözler söyledi, “yokluğu bilmeyen, sırtında kırk yıl taşıyıp bir gün bıraktıktan sonra seni sırtından hançerleyecek düşüncede olan anarşik düşünceleri savunan!” dedi.
Vallah bu sözleri Alperen kardeşimizden duyunca sabah sabah çok farklı düşünceler içine girdim, yazımı tamamlayınca kendisi ile tekrardan sohbet edeceğim.
Sanırım Z kuşağını bir hayli daha yazacağız.
Günün Sözü; Allah’ım, Bizleri geçici hevesler ile değil, bizim için nasip ettiğin hayırlarla sevindir.