Bu anlamlı tespiti bizler taktir eder desteklerken, aynı güzelliği Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu ilede paylaşmış oluyoruz.

Tokat sirkelenmeye devam ederken, önümüze önemli bir konu geli verdi.

Şehirler kimlikleri ile hayat bulur.

Şehirlerin kimlikleri yıpratılırsa nereye savrulacağı belli olmaz.

Tokat’ta birkaç gündür gazete haberlerine konu olan “Vefa Önemlidir” düşünceleri, Tokat ilinin Doğal güzelliğine güzellik katan Geyraz bölgesinde Doğal alan içindeki Sosyal tesislerin varlığı ve Tokat’a gelen misafirlerin o bölgedeki güzel mekanlarda ağırlanması Tokat’ın kimliğine önemli katkılar sağladığını görüyor ve düşünüyoruz.

Son günlerde Geyraz bölgesinde yapılmak istenen İmar değişikliği konusunda gazeteci arkadaşlarımızın yazdığı yazılar bizler içimn kıymetli olduğu için bizde Kenan Kayhan kardeşimizin yazdığı yazıyı alarak küçük dokunuşlarla Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu’nun dikkatine sunmak istedik.

Tokat Belediye Başkanı Kemal Yazıcıoğlu Doğayı seven, her fırsatta spor kıyafetlerini giyerek Doğa yürüyüşü yapan, Tokat’ın doğal güzelliklerini korumak için çalışan ve yeni güzel düşüncelerini paylaşan bir Belediye başkanı olduğu için bu konuyu dikkatine sunuyoruz.

Gazeteci Kenan Kayhan kardeşimin şu düşüncelerini paylaşıyorum.

K. K; O YOL, TOKAT’IN RUHUNA GİREN BİR KAZMA MI?

Tokat Artık yalnızca saat kulesi, kalesi, yazması veya tarihi dokusuyla değil; son yıllarda yaptığı büyük gastronomi çıkışıyla da anılıyor. Tokat kebabından batına, üzüm pekmezine, çemeninden yaprağına kadar uzanan bu zengin mutfak, şehrin yeni yüzü oldu. Yeşilin her tonunu barındıran coğrafyası, bereketli ovaları ve adam eksen adam yetişir dedirten toprağıyla Tokat, Anadolu’nun en sofistike şehirlerinden biri olmayı fazlasıyla hak ediyor.

Ancak günümüz Türkiye’sinde bir şehrin bir yemekle ünlü olması yetmiyor. O yemeği sunacağınız nezih, temiz ve ruhu olan mekânlarınız yoksa, ne yazık ki o gastronomi zenginliği lafta kalıyor; afişlere yazılan ama yaşanmayan boş bir söylemden öteye gitmiyor. Tokat bu noktada şanslı; çünkü şehrin muhtelif girişlerinde, insanların uzaklara gitmeden nefes alabileceği, yöresel lezzetleri kültürüyle birlikte tadabileceği işletmeler var.

Bu işletmelerin en kıymetlilerinden biri de, siyasetin zirvesini görmüş, bakanlık yapmış ancak gönlünü her daim toprağa ve insana bağlamış Sayın Metin Gürdere’ye ait mekândır. Burada asıl mesele isim değil; ortaya konan özveridir.

Metin Gürdere; eski bir milletvekili, eski bir bakan. Devletin en üst kademelerinde görev yapmış, bugün de emeklilikte en tepe seviyede bir gelire sahip. Onun tek bir kuruş kazanmaya ihtiyacı yok. Peki bu mekân neden var? Cevabı basit: Tokat’ın kültürel gastronomisini yaşatmak ve insanlara nefes alacak bir ortam sunmak için. Gürdere, burada ticari bir kazanç kapısı değil; şehre gelen misafirin başını sokacağı, huzur bulacağı, Tokat’ın binlerce yıllık misafirperverlik geleneğini iliklerine kadar hissedeceği bir kültür elçiliği yapıyor.

Daha geçtiğimiz günlerde Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlunun misafiri Gaziantep Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin hanımefendiyi bu mekânda ağırladı. Fatma Şahin, gastronominin başkenti bir şehrin belediye başkanı olarak o sofrada aldığı hazzı, tattığı lezzeti ve mekânın ruhunu öve öve bitiremedi. Dışarıdan gelen bir misafiri böylesine etkileyen, onu Tokat’a hayran bırakan bu tesisin kıymetini bilmek gerekirken, ortaya atılan yol geçirme projesi hepimizi derin bir düşünceye sevk etti.

Elbette yol medeniyettir; yol ihtiyaçtır. Kimsenin buna bir itirazı olamaz. Ancak ihtiyaç duyulmayan, sırf yol yaptım demek için, göz nuruyla işlenmiş bir mekânın tam ortasından kazma sallamak akıl ve vicdanla bağdaşmaz. Bu hamle, yalnızca bir mülke girmek değil; Tokat’ın marka değerine, turizmine ve şehrin nefes borusuna vurulan bir darbedir.

İşin en acı tarafı ise bu olay patlak verdiğinde, kendilerine turizmci diyen, Tokat turizmi üzerinden ahkâm kesenlerin sessizliğe bürünmesi, hatta yersiz tartışmalarla konuyu saptırmasıdır. Neredesiniz ey sözde turizmciler? Sizin göreviniz sadece programlar ve festival zamanı sahneye çıkıp poz vermek mi, yoksa bu şehrin turizm altyapısını oluşturan mekânlara sahip çıkmak mı? Bugün bu olaya ses çıkarmazsanız, yarın Tokat gastronomi şehri diye anlatacağınız bir mekân bulamazsınız. O gün koca koca laflarınız boşlukta yankılanır, elinizde ne bir envanter kalır ne de bir hatıra.

Hukuktan, mevzuattan, imardan bahsedebiliriz. Konunun hukuki boyutu ayrıdır ve mutlaka adaletin tecelli etmesi gerekir. Ancak hukuk, kamu yararını da gözetir. Emekli bir bakanın, sırf memleket sevdasına kazandığını değil kazandırdığını düşünerek inşa ettiği bu nezih ortamı yok etmek hangi kamu yararına hizmet eder? Bu yol, hangi ihtiyacı karşılayacak da Tokat'ın uluslararası imajına katkı sunan bir mekân feda edilecek?

Tokat’ın buna değil; bu mekânların korunmasına, desteklenmesine ve çoğaltılmasına ihtiyacı var. Metin Gürdere gibi isimlerin kişisel çıkarlarını bir kenara bırakıp yaptığı bu gönüllü kültür hizmeti, saygıyı ve takdiri sonuna kadar hak ediyor. Devamlılık için korumak şart. Başını kuma gömen anlayıştan sıyrılıp, Tokat’a nefes veren bu mekânlara hep birlikte sahip çıkalım. Yoksa yarın çok geç olacak; kazma vurulan o toprakla birlikte, Tokat’ın kültürel ruhu da paramparça olacak.” sözlerini tarihe not düşerek yazan Kenan Kayhan kardeşimi bu anlamlı, Tokat’ın Tarihi, Doğal, Turistik hayatına katkı sağlaması çok kıymetlidir.

Bu anlamlı tespiti bizler taktir eder desteklerken, aynı güzelliği Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu ilede paylaşmış oluyoruz.

Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, GIJGIJ seyir tepesi mesire alanı ve daha pek çok güzel alanları halkın hizmetine sunmak için gayret ederken, hatta özel teşebbüslerin Butik Otel alanındaki Bahçelerinde gerekirse içkili alana izin verebileceğini ve hatta bir ailenin belediyeye yapacağı alan bağışında Tokat’ın simgesi haline gelen Diren Mahlep Şaraplarının sembolik tadımlık için Turizm alanı açmayı düşündüklerini ifade etmesi, Geyraz bölgesinde Doğayı ve Doğal yapıyı tahrip edecek hiçbir çalışmaya izin vermeyeceğine gönülden inanıyorum.

Hata insanlar içindir, düzeltmek ise büyük insanların hayat kaynağıdır.

Günün Sözü; Bir insanın kalbinde ne kadar kibir varsa aklında da o kadar noksanlık vardır. Hz. Ali