Tokat'ta dün etkili olan sağanak yağışın ardından sosyal medya yine bildiğimiz manzarayı sundu.

Sanki şehir sele teslim olmuş...

Tokat sular altında kalmış...

Sanki devlet ortada yok...

Sanki herkes kaderine terk edilmiş...

Oysa gerçek öyle değildi.

Evet, yağmur şiddetliydi.

Evet, bazı cadde ve sokaklarda su birikintileri oluştu, bazı ev ve iş yerlerini su bastı.

Bunlar can sıkıcıdır, mağduriyet oluşturur ve elbette altyapı eksiklikleri de konuşulmalıdır.

Ama bir gerçek daha var.

Tokat Belediyesi sahadaydı.

İl Özel İdaresi sahadaydı.

AFAD sahadaydı.

İtfaiye sahadaydı.

Gün boyunca yağmurun altında çalışan, çamurun içinde mücadele eden insanlar vardı.

Buna rağmen, Tokat'ta yaşamayan, yazlığından, tatil beldesinden ya da havuz başından sosyal medyaya "Memleket sahipsiz." diye paylaşım yapanlar, yine en yüksek sesi çıkardı.

Önce bir "Geçmiş olsun Tokat." deseydiniz.

Sonra görev yapan ekiplere bir "Allah kolaylık versin." diyebilseydiniz.

Ardından da eksikleri, hataları ve yapılması gerekenleri konuşsaydık.

Eleştiri başka şeydir, afet tellallığı başka.

Tokat'ın altyapısının güçlendirilmesi gerekiyor mu?

Evet.

Yağmur suyu hatları yetersiz mi?

Bazı bölgelerde evet.

Bunları konuşalım, çözüm isteyelim.

Ama her yağmurdan sonra sanki şehir haritadan silinmiş gibi algı oluşturmanın kimseye faydası yok.

Bu şehir bizim, biz yaşıyoruz burada.

Gelin yaşayın desem, dönüp bakmazsanız.

Ama bir olumsuzluk olsa, en fazla siz dertleniyorum gibi paylaşım yapmayı bilirsiniz.

Tokat'ın sorunlarını da konuşacağız, yapılan hizmeti de teslim edeceğiz.

Bizde gazetecilik, felaket üzerinden beğeni toplamak değil; gerçeği olduğu gibi yazmak.

Tokat dün zor bir gün yaşadı.

Ama yalnız değildi.

Sahada çalışan insanlar vardı.

Onların emeğini görmezden gelmek de en az altyapı eksiklerini görmezden gelmek kadar yanlış.

Afetlerden Allah memleketimizi, ülkemizi korusun.

Geçmiş olsun Tokatımıza.

Vesselam.

Hüseyin Kömür