Tarımsal üretim sezonunun en yoğun günlerini yaşıyoruz. Bir yanda hastalık ve zararlılarla mücadele sürerken, diğer yanda bağda, bahçede ve tarlada hasat heyecanı yaşanmaya başladı.
Ancak unutulmaması gereken çok önemli bir gerçek vardır:
Üretimin başarısı yalnızca yüksek verimle değil, güvenli gıda üretimiyle ölçülür.
Bugün tüketicinin sofraya koyduğu bir domates, kiraz, şeftali veya biber; sadece üreticinin emeğini değil, aynı zamanda onun vicdanını, bilgi düzeyini ve sorumluluk anlayışını da yansıtır.

Bu nedenle hasat öncesi ve hasat sonrası yapılan her işlem, insan sağlığı açısından büyük önem taşımaktadır.
HASAT ÖNCESİ EN KRİTİK KONU: SON İLAÇLAMA TARİHİ
Bitkisel üretimde hastalık, zararlı ve yabancı otlarla mücadele çoğu zaman kaçınılmazdır.
Ancak burada önemli olan ilaç kullanmak değil, ilacı doğru kullanmaktır.
En sık yapılan hatalardan biri, son ilaçlama ile hasat arasında geçmesi gereken süreye yani "HASAT ARALIĞINA" yeterince dikkat edilmemesidir.
Hasat aralığı;
İlacın ürün üzerindeki kalıntısının insan sağlığı açısından güvenli seviyeye düşmesi için beklenmesi gereken süredir.
Bu süre dolmadan yapılan hasatlar;
Üründe kalıntı bırakır,
İnsan sağlığını riske atar.
İhracatta ürünlerin geri dönmesine neden olur,
Üreticinin güvenilirliğini zedeler,
Ülke ekonomisine zarar verir.
Üreticilerimizin mutlaka şu kurallara dikkat etmesi gerekir:
Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hayata geçirdiği “Bitki Reçetesi (B-REÇETE)” uygulaması, zirai ilaç kullanımında yeni ve köklü bir dönemin başlangıcını ifade etmektedir.
B-REÇETE sistemiyle birlikte pestisitler artık gelişi güzel değil, tıpkı bir ilaç gibi reçete ile temin edilecektir.
Etiket bilgileri eksiksiz okunmalıdır.
Tavsiye edilen doz aşılmamalıdır.
Gereksiz ilaçlama yapılmamalıdır.
Son ilaçlama tarihi kayıt altına alınmalıdır.
Hasat aralığına mutlaka uyulmalıdır.
Arıların aktif olduğu saatlerde ilaçlama yapılmamalıdır.
Rüzgarlı havalarda uygulamadan kaçınılmalıdır.
Koruyucu ekipman kullanılmalıdır.
Unutulmamalıdır ki;
Fazla ilaç daha fazla koruma sağlamaz.
Fazla ilaç çoğu zaman sadece daha fazla maliyet ve daha yüksek kalıntı riski demektir.
HASAT SIRASINDA NELERE DİKKAT EDİLMELİ?
Hasat döneminde yapılan yanlış uygulamalar da ürün güvenliğini olumsuz etkileyebilir.
Bu nedenle;
Hasat edilen ürünler temiz kaplara alınmalıdır.
Toprakla doğrudan temas en aza indirilmelidir.
Çürük, hastalıklı ve zararlı bulaşık ürünler ayrılmalıdır.
İşçiler hijyen kurallarına dikkat etmelidir.
Hasat ekipmanları temiz tutulmalıdır.
Ürünler güneş altında uzun süre bekletilmemelidir.
Taşıma sırasında ezilme ve yaralanmalar önlenmelidir.
Çünkü hasat edilen ürün artık canlılığını sürdürmekte ve yanlış uygulamalar kalite kayıplarını hızlandırmaktadır.
HASAT SONRASI SORUMLULUK DEVAM EDER
Hasatla birlikte üreticinin sorumluluğu bitmez.
Depolama, taşıma ve pazarlama süreçlerinde de dikkatli olunmalıdır.
Özellikle boş zirai ilaç ambalajları konusunda ülkemizde hâlâ ciddi eksiklikler bulunmaktadır.
Boş ambalajların;
Dere yataklarına atılması,
Sulama kanallarına bırakılması,
Açıkta yakılması,
Toprağa gömülmesi,
Evsel amaçlarla kullanılması
son derece yanlış uygulamalardır.
Bu davranışlar;
Toprak kirliliğine,
Yer altı ve yer üstü su kaynaklarının kirlenmesine,
Doğal yaşamın zarar görmesine,
İnsan ve hayvan sağlığının tehdit edilmesine
neden olmaktadır.
Çevreyi korumak da üretimin ayrılmaz bir parçasıdır.
TÜKETİCİLER ÜRÜNLERİ TÜKETİRKEN NELERE DİKKAT ETMELİ?
Toplumda sıkça sorulan sorulardan biri de şudur:
"Meyve ve sebzelerdeki zirai ilaç kalıntılarını tamamen yok etmek mümkün müdür?"
Bu konuda gerçekçi olmak gerekir.
Yıkama işlemleri bazı kalıntıların azaltılmasına yardımcı olabilir ancak hiçbir yöntem bütün pestisit kalıntılarını tamamen ortadan kaldırmaz.
Çünkü bazı aktif maddeler ürünün yüzeyinde bulunurken, bazıları bitki dokusu içerisine nüfuz etmiş olabilir.
Tüketiciler şu uygulamaları yapmalıdır:
Meyve ve sebzeler bol akan su altında iyice yıkanmalıdır.
Yapraklı sebzeler birkaç kez durulanmalıdır.
Dış yapraklar mümkünse uzaklaştırılmalıdır.
Kabuklu ürünlerde kabuk soyma işlemi kalıntıyı azaltabilir.
Çürük ve yaralı kısımlar temizlenmelidir.
Ürünler temiz koşullarda muhafaza edilmelidir.
Mevsiminde ve güvenilir kaynaklardan alınan ürünler tercih edilmelidir.
Ancak burada en önemli husus şudur:
Kalıntı sorunu mutfakta değil, tarlada çözülür.
Tüketicinin yıkayarak giderebileceği risk sınırlıdır.
Asıl sorumluluk doğru ilaçlama yapan, hasat aralığına uyan ve kayıtlı üretim gerçekleştiren üreticidedir.
GÜVENLİ GIDA VİCDAN MESELESİDİR
Tarım yalnızca ürün yetiştirme faaliyeti değildir.
Tarım;
Toprağı korumaktır.
Suyu korumaktır.
Çevreyi korumaktır.
İnsan sağlığını korumaktır.
Bugün tarlada yapılan bir hata, yarın binlerce insanın sofrasına ulaşabilmektedir.
Bu nedenle hasat aralığına uymak yalnızca teknik bir gereklilik değil; vicdani, ahlaki ve yasal bir sorumluluktur.
Üretici şunu asla unutmamalıdır:
Yetiştirdiği ürün önce kendi çocuğunun, kendi torununun, kendi ailesinin sofrasına yakışmalıdır.
Eğer bir ürünü gönül rahatlığıyla kendi evimize götüremiyorsak, onu başkasının sofrasına göndermeye de hakkımız yoktur.
Çünkü güvenli gıda denetimle başlar ama vicdanla tamamlanır.
Ve unutmayalım:
Güvenli gıda tarlada başlar.
Hasat aralığına uymak hayat kurtarır.