Bazı köyler vardır; sadece üzerinde yaşanılan bir yer değildir.

Toprağıyla, suyuyla, insanıyla ve hatıralarıyla bir medeniyetin izlerini taşır.

İşte Tokat'ın bereket sembolü Kazova'nın tam ortasında yer alan Necip Köyü, böyle bir Anadolu köyüdür.

Whatsapp Image 2026 07 31 At 09.51.46 (3)
Kazova, Tokat ile Turhal arasında uzanan; başta Yeşilırmak ve Almus Barajı'nın hayat verdiği sularla beslenen, narenciye dışında hemen her türlü tarımsal ürünün yetiştirilebildiği eşsiz bir ovadır.

İlkbaharda yemyeşil, yazın altın sarısı, sonbaharda ise rengârenk görüntüsüyle adeta yeryüzündeki bir cenneti andırır.

Bu bereketli ovanın tam merkezinde ise, adını fazlasıyla hak eden Necip Köyü yer almaktadır.


İbn-i Haldun'un, "Coğrafya kaderdir." sözü sanki bu köy için söylenmiştir.

Çünkü bu bereketli coğrafya, burada yaşayan insanlara çalışkanlığı, üretkenliği ve toprağa bağlılığı miras bırakmıştır.

Necip Köyü insanı; güler yüzlü, yardımsever, misafirperver ve paylaşmayı seven Anadolu insanının en güzel temsilcilerindendir.

Tokat'a yaklaşık 23 kilometre, Turhal'a ise 21 kilometre uzaklıkta bulunan köy, ulaşım kolaylığıyla dikkat çekerken, aynı zamanda şehir hayatının gürültüsünden uzak, huzurun hâkim olduğu bir yaşam sunmaktadır.

Yaklaşık 700 nüfuslu köyün yaz aylarında şehir dışından gelen misafirletiyle birlikte nüfusu daha da artmaktadır.

Whatsapp Image 2026 07 31 At 09.51.46 (2)
Geçmişte bağcılığın merkezi olan Necip Köyü, bağlarda görülen floksera nedeniyle
( Floksera (Viteus vitifoliae), asma bitkisinin köklerini ve yapraklarını yiyerek kurutan mikroskobik bir böcek kimyasal mücadelesi yoktur.)

Bir dönem sebzeciliğe, özellikle domates üretimine yönelmiştir.

Günümüzde ise hem bağcılık yeniden canlanmış hem de sebze üretimi yaygınlaşmıştır.

Köyün en önemli değerlerinden biri ise yıllardır ününü koruyan salamuralık bağ yaprağıdır.

Köyün en önemli ve en kıymetli değerlerinden biri yıllardır ününü ve kalitesini koruyan Necip Yaprağı’dır.

İnce damarlı, narin dokulu, kendine has aroması, lezzeti ve dayanıklılığıyla sofralarda ayrı bir yere sahiptir.

Tokat mutfağının dünyaca tanınan lezzetlerinden biri olan Tokat sarmasının adeta vazgeçilmezidir.

Salamuraya yatırıldığında dahi doğal yapısını, rengini ve eşsiz lezzetini büyük ölçüde koruyan bu özel yaprak, sarma tutkunlarının aradığı gerçek lezzeti sunmaktadır.

Öyle ki Necip Yaprağı, yalnızca köyün değil, Tokat'ın da tarımsal ve gastronomik değerlerinden biri hâline gelmiştir.

Pazarlara çıktığı gün adeta kapış kapış satılan, tüketicilerin özellikle aradığı ve kalitesiyle kendisini defalarca kanıtlayan Necip Yaprağı,

satışlarda adeta rekor üstüne rekor kırmaktadır.

Kısacası; Necip Yaprağı sıradan bir bağ yaprağı değil, toprağın, emeğin ve yılların tecrübesinin sofraya yansıyan eşsiz bir lezzetidir.

Onu bir kez deneyen, Tokat sarmasının gerçek lezzetini yakalamak için bir sonraki alışverişinde yine Necip Yaprağı’nı aramaktadır.

Bunun dışında bereketli topraklarında domates, biber, patlıcan, salatalık, fasulye, karpuz, kavun, mısır ve daha birçok sebze yüksek verim ve kaliteyle yetişmektedir.

Sulama imkânlarının güçlü olması sayesinde üreticiler yılın büyük bölümünde toprağın bereketinden faydalanabilmektedir.

Köy yalnızca bitkisel üretimde değil, hayvancılıkta da önemli bir potansiyele sahiptir.

Geniş mera ve yaylaları büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık için önemli avantaj sağlamaktadır.

Yaz aylarında serin yaylaları, temiz havası ve doğal güzellikleriyle köy halkının yanı sıra ziyaretçilerin de uğrak yeri olmaktadır.

Necip Köyü'nün tarihi de en az doğası kadar zengindir. Osmanlı dönemine ait 1500'lü yıllardan kalan vergi kayıtları, köyün asırlardır aynı topraklarda varlığını sürdürdüğünü göstermektedir.

Sel baskınları nedeniyle eski yerleşim alanı olan Yukarı Köy'den bugünkü yerine taşınan köy, tarihî hafızasını korumayı başarmıştır.

Dağdan gelen sularla çalışan yedi değirmenin hikâyesi ise geçmişte bu bölgenin ne kadar güçlü su kaynaklarına sahip olduğunun önemli bir göstergesidir.

Bugün Necip Köyü yeni bir kimlik kazanmaktadır. Büyük şehirlerin gürültüsü, kalabalığı ve stresinden bunalan insanlar, yeniden doğayla buluşabilecekleri yerler aramaktadır.

İşte Necip Köyü, temiz havası, sessizliği, güvenli yaşamı, bereketli toprağı ve samimi insanlarıyla bu arayışın en güzel adreslerinden biri hâline gelmiştir.

Son yıllarda emekliler, şehirden uzaklaşmak isteyen aileler ve yaz aylarını huzur içinde geçirmek isteyen vatandaşlar köye ilgi göstermekte; bazıları burada kalıcı yaşam kurmayı tercih etmektedirler.

Çünkü burada sabahlar kuşların nağmeleriyle karşılanır; sebze dalından koparılıp sofraya gelir, geceler ise yıldızların ışığı altında sessiz bir huzura dönüşür.

Böylesi bir hayatı yaşamak, insanın ruhuna dokunan eşsiz bir ayrıcalıktır.

Necip Köyü yalnızca bir köy değildir; üretimin, bereketin, dayanışmanın ve huzurun yaşandığı bir Anadolu hazinesidir.

Kazova'nın ortasında saklı duran bu güzellik eser, sadece Tokat'ın değil, Türkiye'nin de görülmeye, tanınmaya ve örnek alınmaya değer kıymetli kırsal yerleşimlerinden biridir.


Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey; betonların arasında kaybettiğimiz huzuru yeniden bulabilmektir.


Şehrin stresinden, gürültüsünden ve insanı yoran karmaşasından uzaklaşmak isteyenler için köy hayatı adeta doğal bir sığınaktır.

Burada bol oksijenli temiz hava, güneşin sıcaklığı, kuşların sesi ve toprağın huzuru insanın ruhunu dinlendirir.

Sabahları doğanın sesleriyle uyanmak, gününü yeşillikler arasında geçirmek ve akşamları yıldızlarla dolu gökyüzünü seyretmek; bedene sağlık, gönle huzur verir.

Köy yaşamı, sadece şehirden uzaklaşmak değil, hayatın gerçek ve sade güzelliklerine yeniden kavuşmaktır.

Bunun yolu ise bazen Kazova'nın ortasında saklı duran mütevazı bir köyden, Necip Köyü'nden geçmektedir.