Hayat, bize verilmiş en büyük emanettir.
Fakat insan çoğu zaman elindeki nimetlerin kıymetini, onları kaybetmeye başladığında anlar.
Gençliğin kıymetini ihtiyarlıkta, sağlığın değerini hastalıkta, varlığın önemini yoklukta, boş vaktin değerini meşguliyet içinde, hayatın kıymetini ise ölüm kapıya dayandığında fark eder.
Oysa hayat bize her gün sessizce bir fırsat sunmaktadır.
Tıpkı “Su akarken testiyi doldurmak” atasözünde olduğu gibi…
Su akıyorsa testiyi doldurmak gerekir.
Çünkü su her zaman aynı güçle akmaz.
Hayat da böyledir.
Bugün sahip olduğumuz imkânlar yarın elimizde olmayabilir.
Bugün genç olabiliriz, yarın yaşlanacağız. Bugün sağlıklıyız, yarın hastalıkla karşılaşabiliriz.
Bugün maddi imkânlarımız yerinde olabilir, yarın şartlarımız değişebilir.
Bugün vaktimiz olabilir, yarın sorumluluklarımız artabilir.
İşte Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem, insanın bu gerçeği unutmaması için bizleri şöyle uyarmaktadır:
“Beş şey gelmeden önce beş şeyi ganimet bil:
İhtiyarlığından önce gençliğini, hastalanmadan önce sıhhatini, fakirliğinden önce zenginliğini, meşguliyetinden önce boş vaktini ve ölümünden önce hayatını.”
Ne kadar büyük bir hayat ölçüsü…
Aslında bu hadis, bize hayatın her alanında “su akarken testiyi doldurmayı” öğretiyor.
Gençken testiyi doldur.
Gençlik yalnızca eğlenilecek bir dönem değildir.
Öğrenmenin, üretmenin, güzel alışkanlıklar kazanmanın, anne-babanın gönlünü almanın, topluma faydalı olmanın ve Allah’ın rızasını kazanacak güzel işler yapmanın en kıymetli zamanıdır.
Gençlik geçicidir; fakat gençlikte yapılanların izleri kalıcıdır.
Öyleyse bu kıymetli enerjiyi boş heveslerle tüketme.
Onu ilimle, güzel ahlakla, ibadetle, çalışmayla ve iyi insanlarla yoğur; çünkü gençlik, geleceğin temelinin atıldığı en değerli zaman dilimidir.”
Sağlıklıyken testiyi doldur.
İnsan sağlıklıyken yürür, çalışır, üretir, ibadet eder, ailesine ve çevresine hizmet eder.
Fakat sağlık elden gittiğinde insanın dünyası bir anda değişebilir.
Bir gün yürümeyi sıradan bir nimet olarak görürken, başka bir gün birkaç adım atabilmek için dua edebiliriz.
Öyleyse nefes alabiliyorsak şükredelim.
Gücümüz yetiyorsa iyilik yapalım.
Ellerimiz tutuyorsa bir gönle dokunalım.
Ayaklarımız yürüyorsa hayırlı yerlere gidelim.
Çünkü sağlık da akan bir sudur.
Varlıklıyken testiyi doldur.
Buradaki mesele yalnızca para biriktirmek değildir.
Elbette insan geleceğini düşünmeli, israf etmemeli, çalışmalı ve kazancından tasarruf etmelidir.
Ancak asıl zenginlik, sahip olduklarını yalnızca kendisi için biriktirmek değil; ihtiyaç sahibini gözetebilmek, bir yetimin başını okşayabilmek, bir sofrayı paylaşabilmek, bir gönlü sevindirebilmektir.
Malın en güzeli, hayra dönüşendir.
Çünkü insanın gerçek serveti, kasasında bıraktıkları değil; hayır olarak arkasından gönderdikleridir.
Boş vaktin varken testiyi doldur.
Bugün “vaktim yok” diyen insan, yarın “keşke biraz daha vaktim olsaydı” diyebilir.
Çünkü zaman da geri gelmeyen bir nehirdir.
Ve en önemlisi…
Hayattayken testiyi doldur.
Ölüm gelmeden önce hayatın hakkını ver.
Kırgınlıkları büyütme.
Gönül yıkma.
Kul hakkından sakın.
Anne-babanın gönlünü hoş tut.
Evladına güzel bir örnek ol.
İyilik yap.
Affet.
Paylaş.
Şükret.
Dua et.
Tevbe et.
Ve Rabbine giden yol için azığını hazırla.
Çünkü ölüm geldiğinde artık testiyi dolduracak su kalmayacaktır.
İnsan hayatının sonuna geldiğinde, “Biraz daha zamanım olsaydı…” diyebilir.
Fakat o zaman su akmıyor olabilir.
İşte bunun için bugün, elimizdeki nimetlerin kıymetini bilmeliyiz.
Geçen zaman geri gelmez.
Bugün elimizde olan, aslında bize verilmiş bir fırsattır.
Belki de yarının en büyük pişmanlığı, bugünün kıymetini bilmemek olacaktır.
Öyleyse…
Su akarken testiyi dolduralım.
Ama testimizi yalnızca dünyalıklarla doldurmayalım.
İyilikle dolduralım.
Sevgiyle dolduralım.
Merhametle dolduralım.
Şükürle dolduralım.
Güzel amellerle dolduralım.
İnsanların gönlünde güzel izler bırakarak dolduralım.
Ve bir gün hayat suyu tükenip de Rabbimizin huzuruna vardığımızda, elimizdeki testinin boş olmadığını umut edelim.
Unutmayalım:
Gençlik geçer, sağlık geçer, servet değişir, zaman tükenir, hayat sona erer.
Fakat Allah rızası için yapılan iyilikler, güzel ameller ve insanların gönlünde bırakılan güzel izler insanın gerçek hazinesidir.
Öyleyse bugün kendimize şu soruyu soralım:
“Benim testimde ne var?”
Belki cevabımız, hayatımızın bundan sonraki yolunu değiştirecek kadar önemli olacaktır