Ne güzel şu “bir günü bir güne eşit olan zarardadır” deyimi ile iki günü eşit olan zarardadır. Hadisi şerifi ise deyimi manasıyla derinlemesine ifade eder.
Bu ifadeler sürekli ve mütemadiyen değişikliği ve sürekli yeniliği ve mücadelesini en güzel şekilde ifade bulduğunun anlatım şeklidir. İşte bu hedef neticesi insanlık evrimler geçirerek bugün ki haline gelmiş bulunmaktadır. Durmuş mu dur hayır çünkü hala ve kıymeti kudreti yukarıda ifade edilen destur var olarak devam edecektir. Arayış çünkü durursa ziyan ve zaradır insanlığa.
İnsanoğlu olarak bu görüşün farkında olarak yada olmadan sürekli yaşıyoruz. Ne güzel bir yaklaşım kısaca insanın iki günün eşit olmayacak. Bakın eksiği hiç kabul etmiyor eşitliği eleştiri konusu yapıyor zarardasınız diye. Bundan sakının diyor peki ne kalıyor. Kazanma artı diğer bir günden sonra ki gün her alanda insanoğlu için daha iyi olmalıdır. Bunu işaret ediyor.
Bunun olması için de ne yapmamız gerekir? Tabi ki sürekli bir arayış içinde sürekli bir yenilik gelişim ve değişim içinde olmalıyız. Bunu sık sık duyarız bazılarının ağzından, eskiden olsaydı böyle yapmazdım, şöyle yapardım gibi serzenişler. İşte bunun nedeni yenilik ve değişime kapalı olmak ve bu konularda tutucu davranmaktır. Kendimizi yenileme konusunda istekli ve kararlı olarak bir günü bir güne denk etmeden kazançlı olarak çıkmak zorundayız.
Bu zararlı ve ziyanlı olmak anlamına gelen ayni günlerin eşit olmayı, insanoğlunun modern yaşam ve kaliteli bir ömür sürmesinin en büyük tehdidi sayılır. Zira hen gün yeni ihtiyaçların varlığı ve bunlara çözüm aranması günleri eşit olmadığının apaçık bir göstergesidir.
Değişim ve açılım en büyük faktörleri okumak ve kendimizi bu konuda eğitmektir. Okumanında öyle sayısal bir sınır ve çizgisi yoktur. Sakıncalı deyim gibi, asla düşünmemiz, yaşı yetmiş işi bitmiş ne kadar yaramaz ve zehirli bir ifadedir. Yetmiş yaşına gelen bir insanın neden işi bitsin ki? Yüce dinimiz beşikten mezara kadar ilmi tavsiye ve telkin ederken bu da neyin nesi?
Bu gibi zararlı ifadelere asla itibar etmeden sürekli okuma ve araştırma gayreti ve öğrenme eğiliminde olmalıyız. Yaşı yetmiş beşi açmış kayın validem okumak için bende kitap istediğinde okumanın yaşı ve zamanını olmadığını bir kez daha anladım. İşte bu yaklaşımının farkı da bu yaşına rağmen hafızasının güçlü, muhakeme gücünün olağanüstü yerinde olduğunun açık kanıtı
Okunan her kitap ile insanın genel kültünü artığı gibi dünyaya bakışı işlerindeki anlama kabiliyeti ve daha da önemlisi yaşlılarımız da beyinlerinin genç ve dinamik kalmasına da vesile oluyor. Dolayısı ile bir günü bir güne eşit olmuyor işte bu da bizde istenen zararda olmadığımı anlamına geliyor değil mi.? Zararın önlenmesi sadece kitap okumadan da geçmiyor şüphesiz insanoğlu her alanda bir günün bir güne eşit etmeyebilir. Bir uğraşı olmalı çapasını sarf etmeli her konuda kendini ileriye taşımanın yolunu aramalı ve bulmalıdır. İnanın bu ne imkansız ne de zordur, biraz gayret ve irade ile bu iş tamamdır.