Makam insanı büyütmez; insan, makamı nasıl taşıdığıyla büyür.
Benim için mesele, bir koltuğa oturmak değil, o koltuğun hakkını verebilmek.
Yetki sahibi olmak değil, o yetkiyi kimin için kullandığın.
Hele söz konusu memleketse, insanın duruşu da yaptığı iş de bıraktığı iz de ayrı bir anlam taşır.
Bugün liyakat konuşuluyorsa, makamların nasıl kullanıldığı sorgulanıyorsa, dönüp bakmamız gereken yer belli.
Şehre ne kattık, kimin hayatına dokunduk, hangi sorunu çözebildik?
Yarenlik, güçlüye yakın durmak değil; memlekete yakın durmak.
Ben Tokat’a yarenliği böyle anlıyorum.
Bu şehrin insanını anlamak, derdini kendi derdi bilmek, gencinin önünü açmak, imkânlarını büyütmek ve yarınlarına emek vermek…
Tokat’a yaren olmak, sözle değil, işle belli olur.
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz’ın görevine de bu anlayışla bakıyorum.
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından tevdi edilen rektörlük görevi, Tokat adına taşınan bir sorumluluk.
Üniversitede yürütülen projeler, akademik çalışmalar ve hastanedeki yenilikler bu sorumluluğun önemli parçaları.
Fakat benim için asıl ölçü, yapılan işlerin sayısından önce Tokat’a ne kazandırdığı.
Hastanedeki gelişme vatandaşın aldığı hizmete yansıyor mu?
Üniversitedeki bilgi şehrin üretimine katkı sağlıyor mu?
Gençlerimiz için yeni kapılar açılıyor mu?
İşte asıl sorular bunlar.
Bir rektörün başarısı üniversite kampüsünün sınırları içinde değerlendirilmemeli.
Üniversite şehrin hayatına ne kadar dokunuyorsa, o kadar değerli.
Sağlıktan eğitime, bilimden üretime kadar ortaya konulan her çalışma Tokat’ın geleceğine katkı sunmalı.
Elbette bu, tek bir kişinin başarısıyla mümkün olmaz.
Akademisyenlerin, sağlık çalışanlarının, öğrencilerin, bürokratların, siyasetçilerin ve iş dünyasının ortak gayreti gerekir.
Kimsenin emeğini yok saymadan, kimseye hak etmediği bir paye vermeden, yapılanı da eksik kalanı da hakkaniyetle değerlendirmek gerekir.
Memleket sevgisi, sadece övmek değil.
Gerektiğinde eksikleri söylemek, daha iyisini istemek ve çözüm için sorumluluk almak.
Bir de gençler meselesi var…
Gençlerimize nasıl bir yönetim anlayışı bırakıyoruz?
Makamın bir ayrıcalık mı, yoksa hizmet yükü mü olduğunu onlara nasıl gösteriyoruz?
Gençler sözlerden çok davranışlara bakıyor.
Mütevazılığı, çalışkanlığı, liyakati ve adaleti yöneticilerin duruşunda gördüklerinde örnek alıyorlar.
Benim istediğim, Tokat’ın makam yarışlarıyla değil, hizmetleriyle konuşulması.
İnsanların kimin kime yakın olduğundan çok, kimin bu şehre ne kattığını konuşması.
Unutmayalım, bir insanın memlekete yaptığı iyilik, yetişmesine katkı sunduğu gençler ve çözümüne omuz verdiği sorunlar hatırlanmaya devam eder.
Benim için yarenlik, bir kişinin yanında durmaktan önce Tokat’ın yanında durabilmek.
Bu şehrin insanına, geleceğine ve ortak değerlerine sahip çıkabilmek.
Makamı kendin için değil, memleket için anlamlı kılabilmek.
Benim derdim de beklentim de budur, Tokat’a yaren olabilmek.
Fatih Yılmaz Tokata, Tokatlıya yaren olmuştur..
Vesselam.
Hüseyin Kömür