Tokat’ı ve Tokatlıyı en iyi anlayanlardan biriyim desem abartmış olmam.
32 yıllık meslek hayatım Tokat üzerine kuruldu. Hoda Köyü’nde, Artova’da, Tokat’ta, Ankara’da ve İstanbul’da yaşadım. Nerede olursam olayım Tokat’ı yaşadım, Tokat’ı anlattım.
Şartları zor bir şehirde gazetecilik yaptım. 1992 yılından bu yana şehrimizin tanıtımı için emek verdim. Özellikle uydu yayıncılığı döneminde yedi yıl boyunca Tokat’ın sesini daha geniş kitlelere duyurmak için mücadele ettim.
Bu tecrübeyle söylüyorum:
Tokatlılar, yaşadıkları şehri yeterince tanımıyor.
Tanımadıkları için de sahip oldukları değerleri gerektiği gibi anlatamıyor.
Bu sözlerim bir özeleştiri.
Tokat, sıradan bir Anadolu şehri değil.
İnsanıyla, kültürüyle, tarihiyle ve sanatıyla binlerce yıllık medeniyet birikimini taşıyan kadim bir şehir.
Sokaklarımız tarih kokuyor.
Mutfağımız iddialı, doğal güzelliklerimiz eşsiz.
Her ilçemizin, her köyümüzün anlatılacak ayrı bir hikâyesi var.
Bütün bu zenginliklere rağmen Tokat’ın turizmden hak ettiği payı alamadığı ortada.
Peki, neden?
Bence sorunlarımızdan biri de Tokat adına hareket eden kişi ve kuruluşların yaklaşımında.
Tokat’ın adını kullanmak başka, Tokat’a değer katmak başkadır.
Ne yazık ki bazen şehir için yola çıkanlarda, ortak fayda üretmek yerine öne çıkma ve kendi geleceğine yatırım yapma anlayışı ağır basıyor.
Herkesin kazandığı bir başarı hikâyesi yazmak yerine, kişisel başarıyı önceleyen bir yaklaşım ortaya çıkıyor.
Oysa Tokat’ın ihtiyacı olan şey, kişisel hesapların değil, ortak hedeflerin öne çıkmasıdır.
Ben Tokat’ı yalnızca Tokatlılara anlatma fikrini de yeterli bulmuyorum.
Asıl hedefimiz, şehrimizi dışarıya açmak ve insanları Tokat’ı görmeye davet etmek olmalı.
Bunun için sadece sahip olduklarımızı anlatmak yetmez.
Turizmden ticarete, kültürden gastronomiye kadar şehre katma değer sağlayacak somut bir yol haritası hazırlamalıyız.
İSTANBUL TOKAT GÜNLERİ BİR FIRSAT
İstanbul Tokat Günleri’ne bu açıdan bakıyorum.
İstanbul, yalnızca şehirlerin değil, ülkelerin buluştuğu bir metropol.
Böylesine önemli bir merkezde Tokat’ı, kültürümüzü ve gastronomimizi geniş kitlelerle buluşturmak başlı başına önemli bir fırsat.
Bizim insanları şehrimize davet edecek güçlü gerekçelerimiz var:
“Bizim her şeyimiz var. Hazırız, gelin görün!”
Ancak bu davetin karşılık bulması için organizasyonların ötesine geçmeli, insanları Tokat’a getirecek ve şehrimizin ekonomisine katkı sağlayacak çalışmalar yapmalıyız.
Elbette böylesine büyük organizasyonlarda eksiklikler olabilir.
Gazeteci arkadaşlarımızın eleştirilerini doğal karşılıyorum.
Eleştiri, doğru yapıldığında eksikleri görmemizi ve daha iyisini yapmamızı sağlar.
Yeter ki eleştirilerimiz de çalışmalarımız da Tokat’ın yararına olsun.
Amacımız birkaç günlük bir etkinlik değil; Tokat’ın turizmden alacağı pay, şehir ekonomisi ve geleceğidir.
İstanbul Tokat Günleri’nde kurulan bağlar, şehrimize yapılacak ziyaretlerle ve yıl boyunca sürdürülecek çalışmalarla desteklenmeli.
Birbirimizi yıpratmak yerine Tokat için neler yapabileceğimizi konuşmalıyız.
Ben 32 yıldır bu şehri anlatıyorum.
Eksiklerimizi de biliyorum, sahip olduğumuz değerleri de.
Tokat’ın potansiyeli büyük.
Fakat bu potansiyeli harekete geçirecek güçlü bir iş birliğine ihtiyacımız var.
Tokat’ta eksik olan değer değil, ortak akıl.
Şehrin kurumları, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası ve siyaseti ortak hedeflerde buluşabilirse Tokat’ın önünde yeni kapılar açılacaktır.
Artık kişisel başarıları değil, şehrin kazançlarını konuşsak herkes kazanscak..
Bu şehrin geleceği de hepimizin sorumluluğunda.
Vesselam.
Hüseyin Kömür