Biraz çok mu istiyorum diye düşündüm.
Bu güne kadar ihmal edilen bir şehirde yaşadığım doğrudur.
Yusuf Beyazıt, "Tokatta Artık Büyuk İşler Konuşulmalı" yazım sonrası "hiç fırsatı kaçırmiyorsun. Sorumluluk üstüne sorumluluk yüklemişsin" demişti.
Bende "böyle büyük makam buldum, büyük işler isteriz" demiştim...
Tokat"ın gündemi karşılama krizi benim gündemim Tokat"ın geleceği.
Karşılamanın arkasında kurulan tuzakların herkes farkında.
Vatandaş sadelik istiyor.
Gelelim gündemimize.
Tokat'ta bir tarafta taşkınların yaraları sarılıyor, diğer tarafta içme suyu, gölet ve sulama yatırımlarıyla geleceğin altyapısı güçlendiriliyor.
Bu yıl yaşanan taşkınlar hepimize önemli bir gerçeği hatırlattı.
Su, doğru yönetildiğinde bereket, gerekli tedbirler alınmadığında ise büyük bir risk.
Bugün Tokat'ta bu riskleri azaltmak için önemli çalışmalar yürütülüyor.
ÇEDAŞ Köprüsü'nün yerine iki yeni köprü yapılacak.
Yeşilırmak'ın 2 bin 500 metrelik bölümünde ıslah çalışması gerçekleştirilecek.
Almus Barajı'nın dipsavak revizyonu yapılacak.
Almus-Turhal arasında yaklaşık 66 kilometrelik nehir yatağında temizlik ve düzenleme çalışmaları sürüyor.
Vali Abdullah Köklü'nün süreci yakından takip etmesi ve kurumlar arasındaki koordinasyonu önemli.
DSİ'nin teknik çalışmalarıyla hedef, Tokat'ı yeni taşkınlara karşı daha hazırlıklı hâle getirmek.
Tokat'ın geleceğini konuşurken çiftçimizi, sulama yatırımlarını ve içme suyu ihtiyacını da unutmamalıyız.
Milletvekilimiz Mustafa Arslan'ın DSİ yatırımlarıyla ilgili açıklamalarında önemli rakamlar var.
Turhal ve Zile-Çekerek sulama projeleriyle yaklaşık 80 bin dekar arazinin kapalı ve akıllı sulamaya kavuşturulması hedefleniyor.
Tokat genelinde yaklaşık 500 bin dekarlık alanda sulama, 1 milyon dekarlık alanda ise arazi toplulaştırma çalışmaları yürütülüyor.
Erbaa Ovası'nda 60 bin, Niksar Ovası'nda 56 bin ve Artova'da 8 bin dönüm araziyi sulamayla buluşturacak projeler de Tokat'ın tarımsal geleceği açısından önemli.
İçme suyu projelerinin hızlandırılması, gölet yatırımları ve sulama altyapısının güçlendirilmesi de bu çalışmaların bir parçası.
Bütün bunlar bize şunu gösteriyor:
Tokat'ın su meselesi yalnızca bugünün değil, geleceğin meselesi.
Belediye Başkanımız Kemal Yazıcıoğlu'nun sık sık dile getirdiği bir söz var: "Herkes Tokat'a gelecek."
Bu sözün içini doldurmak zorundayız.
Tokat'ın suyu var, doğası var, tarihi var, tarımsal potansiyeli var.
Doğru yatırımlarla, güçlü bir tanıtımla ve şehircilik anlayışıyla Tokat'ı insanların yaşamak, gezmek ve yatırım yapmak isteyeceği bir şehir hâline getirebiliriz.
Bunun için artık daha büyük düşünmek zorundayız.
Bugün Ankara'da Tokat'ı temsil eden önemli isimlerimiz var.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili Yusuf Beyazıt, milletvekillerimiz, grup başkanvekilleri, genel başkan yardımcıları ve devletin önemli kademelerinde görev yapan Tokatlı bürokratlarımız var.
Böylesine güçlü bir temsil imkânına sahipken Tokat adına küçük hedefler koyamayız.
Kimseyi kırmadan, kimseyle kavga etmeden ama Tokat'ın hakkını da sonuna kadar savunarak en iyisini isteyeceğiz.
Bunları istemek bizim hakkımız.
Bu imkânları harekete geçirmek de temsilcilerimizin sorumluluğu.
Devletin gücü, kurumların aynı hedef doğrultusunda çalışmasıyla ortaya çıkar.
Yapılması gereken daha çok iş var.
Güçlü devlet, afet yaşanmadan önce tedbir alan devlettir.
Güçlü şehir ise sahip olduğu imkânları doğru değerlendiren şehirdir.
Bizim beklentimiz daha güvenli, daha üretken, daha güçlü ve herkesin gelmek isteyeceği bir Tokat!
Vesselam
Hüseyin Kömür